ŞİMDİ SEN GİDİYORSUN YA HERKES SANA BENZEYECEK!! ÇiSiL GüNeR

ŞİMDİ SEN GİDİYORSUN YA HERKES SANA BENZEYECEK!! ÇiSiL GüNeR

_ _ S _ _ http://degmezmisugrasmaya.blogcu.com/ Kaybedecek düşlerim yok ki,peşlerinden koşayım.Bütün derdim kelimelerle benim...!

Beni Güzel Hatırla..

28/10/2009
Kategori: Siirler__

Beni güzeL hatırLa bunLar son satırLar...
Farzetki bir rüzgardım esip geçtim hayatından
yada bir yağmur,seL oLdum sokağında
sonra toprak çekti suyu...
KayboLup gittim beLkide bir rüya idim senin için...
Uyandın ve ben bittim...


Beni güzeL hatırLa
Çünkü sevdim seni ben herşeyini...
Sana sırdaş oLdm,dost oLdum koynumda ağLadın...
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini...
Beni üzdün kınamadım...
ALışıktım vefasızLığa el oLdun aLdırmadım...


Beni güzeL hatırLa...
Sana unutuLmaz geceLer bıraktım...
En yorgun sabahLar...
Sana güLüşümü,gözlerimi sonra sesimi bıraktım...
En güzeL şiirLeri okudum gözLerine baka baka...
SöyLenmemiş merhabalar sakLadım her köşeye...
VedaLar bıraktım dudakLarda...
Ne ararsan bir sevdanın içinde;
FazLasıyLa bıraktım ardımda...


Beni güzeL hatırLa...
Dizlerimde uyuduğunu düşün...
Saçını okşadığımı,üşüyen eLLerini ısıttığımı...
MutLu oLduğun anLarı getir gözünün önüne...
ALnından öptüğüm dakikaLarı...
Birazdan kapını çalan kişinin ben oLabiLeceğimi düşün!
Şaşırtmayı severim biLiyorsun!
Bu da sana son sürprizim oLsun...
Şimdi seninLe yaşanan günLeri ateşe veriyorum...
Beni güzeL hatırLa
GİDİYORUM...

Orhan Veli Kanık

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Dost

17/9/2009
Kategori: Siirler__

Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın
Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız
Dokunarak uçalım.

insanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın.

Cahit KÜLEBİ

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BoşLukTa Bir ŞiiR

7/9/2008
Kategori: Siirler__

Hayat Çok Acımasız Arkadaş

Bugün bir acayibim arkadaş
Kötü bir duygunun içindeyim..
Nasıl anlatayımki bu hissi sana,
Adını bilmiyorumki söyleyim..

Belki şöyle tarif edebilirim
Tıka basa yemek yedikten sonra
Midene sert bir yumruk yemek...
Kahkahalarla gülerken, birden gözyaşlarına boğulmak
Kırlarda güzel bir manzara seyredip
Şehrin pis ve sisli havasına dalmak..
Yada dövüşmek ölesiye,
İşte böyle birşey...!

Yine anlatamadım galiba hislerimi
Dişlerini sıkışından, gözlerindeki hüzünden
Bakışlarındaki o boşluktan belli..!

Birde şöyle deniyelim bakalım
Çok güzel bir yaşam düşün
Sen mutlu, ailen mutlu, çevren mutlu,
Aniden amansız ve zamansız bir ayrılık
Büyük bir Darbe..!

Ailen dağılır..
Herkes bir yere kafasına göre
İşte böyle bir durumda,
Düşünebilirsen kendını çekebilirsen o anki çileyi
Anlarsın ozaman belki,
Beni bu hale koyan derdi..!

Hayat çok acımasız arkadaş..
Şerefsiz ve adi duygularla dolu
Birazcık düşünürsen, anlarsın..
Dünyanın Koskoca Bir BOŞLUK Olduğunu..!

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Anladım..

8/8/2008
Kategori: Siirler__

 

ANLADIM

Bunca zaman bana anlatmaya çalistigini, kendimi buldugumda
anladim.

Herkesin mutlu olmak için baska bir yolu varmis,
Kendi yolumu çizdigimde anladim...

Bir tek yasanarak ögrenilirmis hayat, okuyarak, dinleyerek
degil...
Bildiklerini bana neden anlatmadigini, anladim...

Yüreginde ask olmadan geçen hergün kayipmis,
Ask pesinden neden yalinayak kostugunu anladim...

Aci doruga ulastiginda gözyasi gelmezmis gözlerden,
Neden hiç aglamadigini anladim...
Aglayani güldürebilmek, aglayanla aglamaktan daha degerliymis,
Gözyasimi kahkaya çevirdiginde anladim...

Bir insani herhangi biri kirabilir, ama bir tek en çok sevdigi
acitabilirmis,
Çok acittiginda anladim...
Fakat, hakedermis sevilen onun için dökülen her damla gözyasini,
Gözyaslariyla birlikte sevinçler terkettiginde anladim...

Yalan söylememek degil, gerçegi gizlememekmis marifet,
Yüregini elime koydugunda anladim...

''Sana ihtiyacim var, gel ! '' diyebilmekmis güçlü olmak,
Sana ''git'' dedigimde anladim...

Biri sana ''git'' dediginde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmis
sevmek,
Git dediklerinde gittigimde anladim...

Sana sevgim simarik bir çocukmus, her düstügünde ziril ziril
aglayan,
Büyüyüp bana simsiki sarildiginda anladim...

Özür dilemek degil, ''affet beni'' diye haykirmak istemekmis
pisman
olmak,
Gerçekten pisman oldugumda anladim...

Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymis, sevgi dolu
yüreklerin gururu olmazmis,
Yüregimde sevgi buldugumda anladim...

Ölürcesine isteyen beklemez, sadece umut edermis bir gün
affedilmeyi,
Beni afetmeni ölürcesine istedigimde anladim...

Sevgi emekmis,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür birakacak kadar
sevmekmis...

                                       CAN YÜCEL

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

MAVİ GÖZLÜ DEV

15/7/2008
Kategori: Siirler__


MAVİ GÖZLÜ DEV

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.

O
mavi
gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip
mavi
gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki
mavi
gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..

Nazım HİKMET

 

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Bunca Hüzüne 'GEL' yakışmaz..

15/7/2008
Kategori: Siirler__

Çıkmayan sesimden,
Sana söz geçiremeyen
Ve söz dinlememeyi ilke edinmiş yüreğimden,
Savaşmak için
Kılıçları tutamayan bileğimden soyutlayarak kendimi,
Sana bağırıyorum
D U Y A S I N D İ Y E ...

Tamamlamaya cesaretinin yetmediği sevgimizden,
Sana gelmedikçe aşılmasının bir anlamı olmayan 
Denizli caddelerinden,
Bir tek yıldızın bile bulunmadığı,
Yağmurlu gecelerimden çağırıyorum seni,
G E L E S İ N D İ Y E ...

Güvercinlerin paylaştıkları
Bir ekmek parçasını bile bölüşemediğimizi,
Akrep ve yelkovanın
Hasreti vurduğu anlarda bile görüşemediğimizi,
Kanayan yaralarımızı saramadığımızı,
Bir fotoğraf karesinde bile buluşamadığımızı hatırlatıyorum,
U T A N A S I N D İ Y E ...

Yüreğimi sevdanın üzerinde düşürüp yoruşunu,
O çakıl taşlarını görmezden gelip sana koşuşumu,
Ve her ’neden?’ sonunda susuşumu haykırıyorum,
B İ L E S İ N D İ Y E ...

Çekilen bunca kahır seanslarına,
Hüzünlerin gözlerime ani baskılarına,
Sana yazılan şiirlerime, şarkılarıma,
Ve doğan güneşin karanlıklardan kurtulamamasına rağmen
Gelme ! diyorum bile bile..
Bir daha yüreğimi zorlana kaldırdığım yerden
D Ü Ş Ü R M E Y E S İ N D İ Y E ...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SEVEBİLME İHTİMALİ

2/5/2008
Kategori: Siirler__

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!

 
YILMAZ ERDOĞAN

Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

bir düş-tük kırıldık

27/4/2008
Kategori: Siirler__

Bakma bana öyle,
Sessizde durma,
Özlemiyorum artık seni!
Bir şeyler söyle,
Akıllara zarar suskun cümlelerinle boğma beni.
Dudaklarının altında biriktirdiğin sözleri çıkar,
Sevmediğini haykır yüzüme,
Yokluğuna dayanırım elbet,
Yeter ki çık yüreğimin kafesinden.
Damlalarım yoruldu akmaktan,
Bir düş-tük kırıldık anla işte.

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BEN HİÇ GİTMEDİM

6/4/2008
Kategori: Siirler__


Ben hiç gitmedim
Sen gönderdin beni suskunluğunla
Farketmedin, oysa en uzak şehirde bile
Yüzüme vuruyordu nefesin
Ben hiç gitmedim
Belki bu yüzden sakladın kal demelerini
Farketmedin, bir sabah kaç ayrı yerde girdim
Kokundan bir parçaya, sarıldım, sarmalandım
Sormadın bir kere üşüdüm mü hiç
Sustum, yağmalandım
Herşeyden vazgeçebildim,
Varlığından hariç
Ben hiç gitmedim
Sen çektin şehri üstümden
Mecbur bıraktın beni
Düşen yaprakları izledim
Su birikintilerini sevdim
Duran otobüslere bindim
Ben hiç gitmedim
Farketmedin, hep sen götürdün beni...

Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

eĞeR

20/1/2008
Kategori: Siirler__

EĞER...

 


O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

CAN YÜCEL

 

 

 

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
<_script /><_script />